🎱 2 Çocuğun Nafakası Ne Kadar

Buücret çocuğun bir mal varlığı varsa ondan ödenir, yoksa hukuken nafakası kime aitse onun tarafından karşılanır. Şafiî hukukçuları da buna benzer bir görüşe sahiptirler. Bir anne eşiyle beraber iken veya boşanıp da iddet süresi bitmemişse, ne tek başına ne de çocuğuyla birlikte -çocuğun babasının bulunduğu TMK 328/2 ve 364/1. maddelerine göre, şayet çocuk reşit olduğu halde eğitimine devam ediyorsa eğitimi sona erinceye kadar ana ve babanın bakım borcu devam eder. Bu durumda çocuk ana ve babaya karşı yardım nafakası davası açabilir. Antalyada bir boşanma davasında, kadın 12 bin 500 TL tazminat ödemeye mahkum edildi. 6 yaşındaki çocuğun velayeti babaya verilirken, annenin Profesörbabadan nafaka isyanı! İstanbul'da on yıl önce boşanan ve ikinci kez evlenip iki kızı daha olan profesör baba H.C., ABD'de yüksek lisansa giden kızı Ö.C.'ye ödediği 2 erkek10.000 tl maaş alıyor, kadın 4000 tl maaş alıyor, çocuk yok. ayrıldıkları zaman kadının maddi olarak hayat standartlarını korumak adına aile gelirini toplayıp ikiye bölüyor ve eksiği kapatması için erkeğe nafaka bağlıyorlar. bu örnekte aile geliri 14.000 tl Umarımbirlikte yaşadığınız tespit edilir ve nafaka daha evlenmeye bile gerek kalmadan kesilir. Bu yüzden evlenmeyeceğim işte. Bir dünya emekle başarılı bir doktor olmuşsun hakederek paranı kazanıyorsun güya çocuğun ihtiyaçları için her ay bir dünya para göndermek zorunda bırakılıyorsun, ama karın o parayı Maddesi2. Fıkrasında davanın; davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibaret olduğu şeklinde düzenlenmiştir. Anne ve babanın çocuğuna karşı üstlendiği bakım borcunun çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği hususu Türk Medeni Kanununun 328/1. HangiTarafın Nafaka Sağladığı dikkate alınır. Nafaka kim tarafından ödenmekte ise, indirimden de yine aynı taraf faydalanacaktır. Çocuk Sayısına Göre Değişiklik Gösterir. Nafaka ödeyen tarafın 2 çocuğu olmasına rağmen sadece tek çocuk için nafaka ödüyor ise AGİ’ den sadece tek çocuk için yaralanır. Mahkemegeçmiş dönem nafaka borçlarının ödenmediğini tespit eder ve nafaka yükümlüsü de bu süre içerisinde borcu ödemezse 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verebilir. Nafaka yükümlülüğünün ihlali halinde uygulanan hapis cezası ile ilgili olarak sitemizde daha önceden yazdığımız nafaka yükümlülüğünün ihlali başlıklı yazmızı okumanızı tavsiye ederiz. aWYCtP. İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir? İştirak nafakası miktarının belirlenmesi velayet sahibi olmayan eşin çocukların eğitim ve bakım masraflarının karşılanması için her ay düzenli olarak ödediği nafaka boşanma kararlarında mahkemeye herhangi bir talep gelmese bile mahkeme kendiliğinden iştirak nafakasına hükmetmekte 18 yaşından küçük çocukların bakım ve eğitim yaşamlarına velayet sahibi olmayan diğer eşinde katılması nafakası miktarı nasıl belirlenir konusunda aile hakimi yetkili kılınmıştır. Mahkeme eşlerin maddi durumlarını, sosyal konumlarını takdir ederek hazırlatacağı raporlar ışığında kararlar vermekte velayet sahibi olunmayan eş boşanmadaki kusur durumuna bakılmadan iştirak nafakası takdir Nafakası Ne Zaman ve Nasıl Açılır?İştirak nafakasına boşanma davasıyla birlikte aile mahkemesi hakimi re’ sen karar vermektedir. Bu sebeple ayrıca dava açılmasına gerek yoktur. Fakat nafaka miktarında artış ve azalma talepleriyle eşlerden herhangi birinin nafakanın kaldırılmasını talep etmesi halinde çocuk 18 yaşına girinceye kadar yeniden nafaka davası yükümlüsünün ödemesi gereken iştirak nafakasını ödememesi halinde icra takibi başlatılabileceği gibi ödenmeyen nafakalara dair geçmişe yönelik icra takibi de 2019 yılında geriye doğru ödenmemiş iştirak nafakasına karşın 2009 yılına kadar geriye dönük nafaka icra takibi yapılabilmektedir. Geriye doğru nafaka talepleri 10 yıllık zamanaşımına Nafaka Miktarında Nelere Dikkat Edilir?Boşanma davası sonucunda çocuğa nafaka ne kadar ödenir 2019 konusu oldukça merak miktarının belirlenmesinde çocuğun iyi bir aile ortamında yaşamının devamının sağlanması çocuğun ahlak, sağlık ve eğitim gibi tüm ihtiyaçlarının başkalarına muhtaç olmadan karşılanması öngörülmektedir. Bu kapsamda nafaka miktarı belirlenirken;Çocuğun ihtiyaç duyacağı maddi tutar,Çocuğun yaşı, eğitim durumuAnne ve babanın sosyal hayattaki konumları ve yaşam koşulları,Velayeti elinde bulundurmayan ebeveynin ekonomik durumuGibi ölçütler birlikte değerlendirmektedir. Örneğin bir iş adamının boşanma durumunda ödeyeceği iştirak nafakası ile asgari ücretli bir kişinin ödeyeceği iştirak nafakası aynı olmamakta boşanma davasına bakan aile hakimi hakkaniyet ilkeleri ölçüsünde nafaka tutarına karar nafakasında boşanmadan sonra nafaka arttırılması talepleri de mümkün olmaktadır. Aynı şekilde nafaka kararı veren aile mahkemesine dava açılarak velayeti elinde bulundurmayan eş aleyhine nafaka artırılması talep edilebileceği gibi mahkemenin karar verirken davalının mali gücündeki artışı dikkate alınacağı nafakasının artırılması istenecekse bu konuda aile hukuku alanında uzman avukatlık bürolarından hukuki destek alınmasında yarar Nafakası Ne Zaman Sona Erer?Genel kural olarak iştirak nafakası yoksulluk nafakasında olduğu gibi sınırsız olarak değil velayet altında olan çocuğun reşit olmasına kadar devam nafaka miktarı 2019 eğitim masrafları, bakım masraflarının artması, çocuğun kurs ya da özel okula gitmesi gibi gerekçeler gösterilerek arttırılabilmektedir. Nafaka ödeme yükümlüsünün ölümü, nafaka ödenen çocuğun evlenmesi veya eğitim hayatına devam etmemesi halinde sonra Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir4721 Sayılı un 330. Maddesine göre “nafaka miktarı çocuğun ihtiyaçları ile ana babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenecektir. Nafaka miktarının belirlenmesinden çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur”.Eski Türk Kanunu Medenisinde bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktu. Maddede çocuk için nafaka takdir edilirken ne gibi ölçütlere bağlı kalınması gerektiği sayılmış ikinci fıkrasında “nafakanın her ay peşin ödenmesi gereği” hüküm altına alınmıştır. Çocuk için nafaka takdir edilirken aşağıdaki hususlar göz önünde tutulmalıdırİştirak Nafakası Miktarı Belirlenmesi KriterleriÇocuğun yaşı İştirak nafakası çocuğun yaşı göz önünde bulundurularak saptanır. Çocuğun yaşına göre gereksinimleri de farklı olacağından yargıç çocuğun yaşını saptamalı iştirak nafakası takdir ederken çocuğun yaşını dikkate eğitim durumu Yargıç iştirak nafakası takdir ederken çocuğun okuduğu okulun özel olup olmadığını, çocuğun okul giderlerini, servis giderlerini kitap ve okuldaki sosyal etkinlikleri dikkate alıp iştirak nafakasını ona göre belirlemelidir. Çocuğun sosyal çevresi ve eskiden beri devam eden yaşam seviyesini göz önünde hakkı verilen eşin ekonomik, sosyal ve kültürel düzeyi Yargıç iştirak nafakası takdir ederken velayet hakkı verilen eşin ekonomik, sosyal ve kültürel düzeyini de göz önünde bulundurulmalı velayet verilen tarafın ekonomik gücü yoksa diğer tarafın bakım borcundan kaynaklanan yükümlülüğünü göz önünde bulundurup iştirak nafakasını ona göre çocuklarını uygun bir şekilde geçindirmesi görevi Çocukların uygun bir şekilde geçindirilmesi ana ve babanın görevidir. Yargıç ana ve babanın ekonomik ve sosyal durumunu araştırmalı yukarıdaki ölçütleri de göz önünde bulundurarak çocuk için hakkaniyet duygusu içinde bir karar vermelidir. İştirak nafakası takdir edilirken ülkenin içinde bulunduğu genel ekonomik koşullar da göz önünde bulundurulmalı enflasyon dikkate alınmalı verilen iştirak nafakasının kısa süre içinde alım gücünü yitirmemesine dikkat Sayılı un 330/1. Maddesine göre iştirak nafakası saptanırken varsa çocuğun geliri de göz önüne alınmalıdır. Çocuğun velayeti hükmen kendisine verilen taraf çocuğu fiilen teslim almadığı takdirde iştirak nafakasını 2. Hukuk Dairesine göre “velayeti eylemli olarak kullanmayan veli diğerlerinden alınmasına karar verilen iştirak nafakasını isteyemez”. İştirak nafakası boşanma, ayrılık ve evliliğin butlanı davalarının eki ferisi niteliğindedir. Belirtilen davalar içinde iştirak nafakası talep edilmişse Yargıç talebi aşarak daha fazla iştirak nafakasına karar Kararı – İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?BOŞANMA DAVASI – DAVALI KADIN ÖN İNCELEME DURUŞMASINDAN ÖNCE SUNDUĞU DİLEKÇE İLE İŞTİRAK NAFAKASI TALEP ETTİĞİ – VELAYETLERİ DAVALI ANNEYE VERİLEN MÜŞTEREK ÇOCUKLAR LEHİNE İŞTİRAK NAFAKASINA HÜKMEDİLMESİ Davalı kadın ön inceleme duruşmasından önce sunduğu dilekçe ile iştirak nafakası talep ettiğine göre, talebinin süresinde olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, velayetleri davalı anneye verilen müşterek çocuklar M. ve B. Z. lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru olmayıp, bozmaya gerektirmiştir. İştirak Nafakası Miktarı Nasıl Belirlenir?Diğer makalelerimize Ankara Avukat sayfamızdan göz atabilirsiniz. İçindekiler1 İştirak Nafakası Nedir? Kimler Talep Edebilir?2 İştirak Nafakasının İştirak Nafakası Neye Göre Belirlenir? İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır? İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?3 İştirak Nafakası Davası Nedir? İştirak Nafakası Davası Nasıl Açılır? İştirak Nafakasının Artırılması ve İştirak Nafakasına İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur? Dikkat Edilmesi Gereken Bu Davada Görevli ve Yetkili Boşanma Avukatının Önemi İştirak nafakası çocuğun bakımını, eğitimini ve diğer temel ihtiyaçlarını konu edinir. Boşanma kararı ile birlikte hakimin re’sen karar vermesi gereken bir nafaka türüdür. Boşanma davasında kararın kesinleşmesi ile birlikte çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eş bu kapsamda bir miktar parayı diğer eşe çocuk için kullanılması üzere verir. Aşağıda ayrıntılarına ve istisnalarına değineceğimiz üzere çocuk ergin olana kadar verilmesi gereken bir miktardır. Çocuk için nafaka ödeme işi esasen boşanma sürecinin başlangıcı itibariyle başlar. Ancak bu süreçteki ismi tedbir nafakasıdır. Boşanma sürecindeki tedbir nafakası boşanma kararı ile birlikte iştirak nafakasına dönüşür. Ancak ikisi aynı miktarda olmak zorunda değildir. İştirak nafakası taleple bağlı olmadığı gibi kusurdan da bağımsızdır. Önemli olan boşanmanın çocuk üzerindeki olumsuz etkisinin azaltılması ve çocuğun geçim standartlarının korunmasıdır. Bu nedenle ödenmemesi halinde icrası bakımından da hukuki kolaylık söz konusudur. Kimler Talep Edebilir? İştirak nafakasında çocuğun asgari yaşam standartları gözetilir. Çocuğun bu geçimine yönelik olarak dava açma hakkı Türk Medeni Kanunu m. 329 düzenlemesinde yer almıştır. Buna iştirak nafakası davası denir ve ayrıntılarına aşağıda değinilmiştir. Buna göre; Çocuk ile fiilen ilgilenen anne veya baba Eğer çocuk ayırt etme gücüne sahip değilse kendisine atanmış olan kayyım veya vasi Eğer çocuk ayırt etme gücüne sahip ise kendisi dava açma hakkına sahiptir. Dolayısıyla kimler iştirak nafakası talep edebilir sorusuna verilebilecek yanıt da bu saydığımız kişiler olacaktır. Burada söz konusu ettiğimiz düzenleme nafaka davası için hak sahibi olan kişilerdir. Bunun anlamı iştirak nafakasının ayrıca boşanma davası haricinde de açılabileceğidir. Konunun ayrıntıları için “nafaka türleri ve davaları” başlıklı yazımıza bakılabilir. İştirak Nafakasının Şartları Öncelikle iştirak nafakasında kusur şartı bulunmadığını belirtmemiz gerekir. Zaten çocuğun kusuru boşanmaya etki edebilecek bir kusur değildir. Bununla beraber iştirak nafakası için talep şartı da bulunmamaktadır. Zira bu nafaka türü çocuğun hayat standartlarının korunmasını amaçlar. Bu nedenle hakimin re’sen hükmetmesi gereken kararlar arasında yer alır. Bununla beraber boşanma veya ayrılık kararı kesinleşmiş olmalıdır. Bu önemli bir şarttır çünkü boşanma sürecinde iştirak nafakası değil tedbir nafakası söz konusu olur. Ayırca iştirak nafakası için dava açılacağı zaman yukarıda bahsettiğimiz dava açmaya yetkili kişilerin bu davayı açması gerekir. Bununla aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz üzere gerekli sürede ve görev – yetki sahibi mahkemede dava açılmalıdır. İştirak Nafakası Neye Göre Belirlenir? İştirak nafakası her somut olaya göre değişen bir miktar gösterebilir. Burada belirleme öncelikle; çocuğun yaşadığı sosyal ortama, yaşına, eğitim durumuna, velayet hakkını elinde bulunduran eşin maddi imkanlarına, ilgili çocuğun varsa gelir durumuna ve en önemlisi iştirak nafakası ödeyecek olan eşin maddi durumuna göre yapılır. Buna göre ilköğretim 3. sınıf öğrencisi için belirlenecek iştirak nafakası miktarı ile üniversite 3. sınıf öğrencisine ödenecek nafaka miktarı aynı olmayacaktır. Velayeti elinde tutan eşin çok zengin ve velayet hakkına sahip olmayan eşin çok fakir olması durumunda belirlenecek nafaka miktarı ile tam tersi durumda belirlenecek olan nafaka miktarı da aynı olmaz. Bu çerçevede uygulamada gördüğümüz kadarıyla bir çocuk için aylık 250 TL’lik cüz’i nafaka miktarı belirlenebilirken 100 bin TL gibi ciddi bir rakam da belirlenebilir. Bu tamamen yukarıda bahsettiğimiz imkan ve şartlar ile ilgilidir. İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır? İştirak nafakasının nasıl talep edilebileceğine ilişkin olarak kesin bir matematiksel formül söz konusu değildir. Yukarıda bahsettiğimiz etkenler hesaplamada temel hareket noktası olur. Bununla beraber hakim gerekli gördüğü zaman bilirkişi incelemesi, uzman yardımı vs. alabilir. İştirak nafakasına talep aranmaksızın hükmedileceğine ancak talep etme imkanının da olduğuna değinmiştik. Ayrıca nafaka davası ile de talep edilebiliyordu. İşte bu tarz durumlarda iştirak nafakası talep edildiği zaman hakimin iştirak nafakası olarak belirleyeceği miktar talep edilen miktarı geçemez. Hesaplamada üst sınır olarak talep edilen miktar kabul edilecektir. Kanuni düzenlemede iştirak nafakasının aylık olarak ve peşin surette ödeneceği hükme bağlanmıştır. Talep edilmesi halinde hakim bu miktarın sonraki senelerde ne şekilde artacağını da peşinen hüküm altına alabilir. Burada enflasyon oranı, altın – döviz artış oranı, değişecek olan yaşam standartları ve gelişmeler göz önüne alınarak bir hesaplama yapılır. Bu şekilde bir artış miktarı belirlenmemesi durumunda nafaka artırım davası açarak bu talep yöneltilir. İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir? İştirak nafakası ergin olmayan çocuk içindir. Buna bağlı olarak çocuğun 18 yaşına gelmesi yahut mahkeme kararı ile ergin kılınması sonucu sona erer. Yani çocuk 18 yaşına gelene kadar veya başka yollarla ergin kabul edilene kadar ödenir. Dolayısıyla evlenen çocuk için iştirak nafakası sona erer. Ancak çocuk 18 yaşını doldurmuş olsa bile devam eden bir eğitim hayatı söz konusu olduğunda iştirak nafakası kesilmez ve ödenmeye devam edilir. İştirak Nafakası Davası Nedir? Türk Medeni Kanunu düzenlemeleri uyarınca boşanma sonucu velayeti elinde bulundurmayan eş gücü oranında çocuğun geçimine iştirak etmek zorundadır. Bu zorundalık nedeniyle iştirak nafakası hakimin re’sen hükmetmesi gereken kararlardan sayılmaktadır. Ancak kimi durumlarda; Velayeti elinde bulundurmayan eşin davada karar verildiği zaman maddi durumu iştirak nafakası vermeye uygun olmayabiliyor. Yahut anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar velayeti elinde tutmayan eşin bunu vermeyeceğini kararlaştırmış olabilir. Bazı durumlarda ise hakim buna hükmetmeyi ihmal etmiş olabilir. Ayrıca evlilik dışı doğan çocuğun baba tarafından tanınması halinde velayeti elinde bulunduran anne babaya karşı iştirak nafakası talep etme hakkı kazanır. İşte tüm bu durumlar gözününde bulundurularak iştirak nafakası davası düzenlenmiştir. İştirak Nafakası Davası Nasıl Açılır? İştirak nafakası davasını açabilecek kişileri yukarıda “kimler iştirak nafakası talep edebilir” başlığı altında anlattık. Bu dava burada sayılan kişilerce açılmalıdır. Velayet hakkını elinde tutan eş ise bu hakkı elinde tuttuğu müddetçe bu davayı açma hakkına sahiptir. Ayrıca bu davanın açılabilmesi için herhangi bir süre söz konusu değildir. Her zaman açılabilir. Dava açmadan önce ön hazırlığın iyi yapılması gerekir. Hatalı yahut ihmali işlemlerden kaçınmak adına sürecin çok iyi biliniyor olması lazımdır. Gene iyi bir boşanma avukatının hukuki yardımına başvurmak burada önem arz eder. Nafaka davasının nasıl açılacağına ve sürecin ne şekilde işletileceğine ilişkin en doğru cevabı deneyim sahibi bir boşanma avukatı verecektir. Eksiksiz ve hatalı fazlalıkların bulunmadığı bir dilekçe hazırlanmalı ve nafaka talebinin haklılığına ilişkin hukuki dayanaklara yer verilmelidir. Yargılama masraflar mahkeme veznesine ödenmeli görev – yetki sahibi mahkeme muhatap alınmalıdır. İştirak Nafakasının Artırılması ve Kaldırılması İştirak nafakasının artırılması isteniyorsa “nafaka artırım davası” açılması gerekir. Bu dava değişen şartlara ve ihtiyaçlar ile imkanlara dayanır. Bu davada mahkeme eğer uygun görürse iştirak nafakasını artıracaktır. Hakim eğer nafakanın ne şekilde artacağına karar ile birlikte hükmetmemişse bu dava yolu izlenecektir. Hakim ne şekilde artış gösterileceğine ilişkin bir karar vermiş olsa bile değişen önemli şartlar sebep olarak gösterilerek nafaka artırım davası açılabilir. Nafaka borçlusunun nafakanın azaltılmasına yönelik talebi de gene imkanlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda değişen şartlara göre benzer bir davaya konu edilebilir. Diğer tüm nafaka türlerinde olduğu gibi iştirak nafakası da nafaka borçlusunun ölümü ile sona erer. Burada otomatik olarak bir sona erme durumu söz konusudur. Bununla beraber yukarıda “iştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir” başlığında bahsettiğimiz sınırlar iştirak nafakasının kaldırılması konusunda geçerlidir. Yani 18 yaşına gelen veya mahkeme kararıyla ergin kılınan çocuğa ödenen iştirak nafakası kalkar. Dolayısıyla evlenen çocuğa ödenen nafaka da sona erecektir. İştirak Nafakasına İtiraz Hakimin boşanma veya ayrılık kararlarına bağlı olarak verdiği nafaka hükmüne itiraz, kanun yoluna başvurmak şeklinde yapılabilir. Burada kanun yolu istinaf kanun yoludur. Boşanma kararının kendisi istinaf edildiği zaman otomatik olarak fer’ileri niteliğindeki nafaka kararına da itiraz edilmiş olur. Ancak boşanma kararına değil de sadece feri’isi olan nafaka hükmüne de itiraz edilebilir. Bu da dediğimiz gibi istinaf yolu ile mümkündür. İştirak nafakası davasında verilecek karara itiraz da aynı şekilde istinaf kanun yolunun izlenmesidir. Halihazırda ödenen iştirak nafakasının miktarına yönelik bir itiraz ise “nafaka uyarlama davası” yolu izlenerek gerçekleştirilebilir. Nafaka ödeyen kişi değişen şartları dayanak olarak gösterip ödediği nafakanın değiştirilmesini talep edebilir. İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur? İştirak nafakasının ödenmemesi durumunda nafaka alacağı sahibi kişi nafaka borçlusuna karşı icra kanalı ile takip başlatabilir. Bu durumda cebren tahsil söz konusu olur. Nafaka alacağı önemine binaen icra takibi kuralları içerisinde ayrıcalıklı takip imkanları sunulan bir alacak türüdür. Sıra cetvelinde 1. sıra alacaklardan kabul edilir. Yani haciz ve cebren satış yoluna gidildiği zaman nafaka alacağı ilk olarak bu satış bedelinden tamamı ile tahsil edilir. Bununla beraber nafaka alacağı ile ilgili olarak nafaka borcu olan kişinin maaşına haciz konulabilir. Bu durumda nafaka alacağının tamamı bu maaş içerisinden kesilir. Yani en fazla ¼ oranında kesinti yapılabileceği kuralı nafaka alacağı için geçerli değildir. Normal şartlarda yasak olan emekli maaşına haciz koydurma işlemi de nafaka alacağı için yasak değildir. Yani emekli maaşı bile haczedilebilir. Tüm bunların yanında nafaka alacağı bulunan kişi nafaka borcunu ödemeyen eşi şikayet ederse İcra İflas Kanunu hükümleri uyarınca üst sınırı 3 ay olan bir tazyik hapsi söz konusu olur. Burada bir ceza yargılama süreci olmaksızın kişiye hapis cezası verilmektedir. Kişi bu 3 aylık ceza süresi içerisinde borcunu öderse eğer hapis cezası kaldırılır. Ayrıca bu ceza güncel nafaka alacağı için getirilmiş bir kuraldır. Biriken alacak bu kapsamda cezalandırılmaz. Görüldüğü üzere nafaka alacağı hukuk düzenince önemsenmiş ve tahsili kolaylaştırılmıştır. Ayrıca bu borcu ödemeyen kişi için ağır sonuçlar öngörülmüştür. Dikkat Edilmesi Gereken Süreler İştirak nafakası boşanma davasında fer’i nitelikte verilen bir karar olması dolayısıyla burada dikkat edilmesi gereken bir süre söz konusu değildir. İştirak nafakası davası ise yukarıda değindiğimiz üzere herhangi bir hak düşürücü süreye bağlanmamıştır. Her zaman açılabilecek bir davadır. Bununla beraber kural olarak mahkeme ilamlarının icra edilebilmesi 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak nafaka hükmü bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. 10 yıldan uzun bir süre geçmiş olsa bile nafaka hükmünü barındıran mahkeme kararı geçerliliğini sürdürür. 10 yılın geçmesine rağmen geçerli olma kuralı nafaka kararına ilişkindir. Biriken nafaka alacağı için geçerli değildir. 10 yıldan beri ödenmeyen ve hakkında takip başlatılmamış olan nafaka alacağı zamanaşımına uğrar. Kişi ancak takibi başlatmasından itibaren 10 sene öncesine kadarki nafaka alacağı için talepte bulunma hakkına sahiptir. Bu Davada Görevli ve Yetkili Mahkeme Boşanma, ayrılık, velayet ve diğer tüm aile hukukuna ilişkin davalarda olduğu gibi nafaka davasında da görevli mahkeme aile mahkemeleridir. İster boşanma davasında verilecek iştirak nafakası hükmü olsun isterse de ayrıca açılacak nafaka davası olsun görevli mahkeme aile mahkemesidir. Bazı bölgelerde nüfusun azlığı dolayısıyla aile mahkemesi kurulmamış olabilir. Böyle durumlarda nafakaya ilişkin talepler asliye hukuk mahkemesine yöneltilecektir. Yetkili mahkeme ise taraflardan birisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yani taraflardan birisinin ikamet adresinin bulunduğu yerdeki aile mahkemesi yoksa asliye hukuk mahkemesi görev ve yetki sahibidir. Boşanma Avukatının Önemi Boşanma süreci tarafları manevi olarak etkilediğinden daha fazla çocukları etkiler. Boşanma sonrasında da çocuklar aynı şekilde bu durumun etkisi halinde kalırlar. Bu nedenle boşanma sürecinin hatasız ve hızlı olarak sonuçlandırılması ve mahremiyet bilinci içerisinde tamamlanması gerekir. Burada boşanma ve nafaka konularında deneyimli bir boşanma avukatı önemli role sahiptir. Bununla beraber iştirak nafakası maddi olarak önemli bir destektir. Hatta önemine binaen yukarıda anlattığımız üzere ödenmemesi hali için ciddi sonuçlar öngörülmüştür. Bu desteğin gerektiği gibi sağlanabilmesi için hukuki zeminde gerekli savunma ve taleplerin yapılması zorunludur. Bu noktada da bir boşanma avukatının hukuki desteği önem taşır. Sosyal devlet anlayışı gereği birkaç yıldır yürürlükte olan çocuk parası uygulaması, bir taraftan genç nüfusun çocuk sahibi olmaya teşvik edilmesine yönelik bir çalışma iken bir taraftan da yeni çocuk sahibi olmuş ebeveynlerin ilk ihtiyaçlarının daha rahat bir şekilde karşılanmasına destek olur. Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 15 Mayıs 2015’ten sonra dünyaya gelen her çocuk için ödenen çocuk parası, tek seferlik bir ödemedir. Dolayısıyla aylık olarak verilen bir yardım olduğunu söylemek mümkün değildir. Vatandaşlar doğan her çocukları için yalnızca bir defa bu ödemeden yararlanabilirler. Çocuk Parası Kimlere Verilir?Çocuk Parası Başvurusu Nereye Yapılır?Çocuk Yardım Parası Nasıl Alınır?Çocuk Parası Nereden Alınır?Çocuk Yardım Parası Ne Kadar?Çocuk Parası İçin Başvuru Sonucu Nasıl Sorgulanır? Çocuk Parası Kimlere Verilir? Çocuk parası uygulamasından faydalanabilmek için anne veya babadan en az bir tanesinin Türkiye Cumhuriyeti nüfusuna kayıtlı bir vatandaş olması gerekiyor. Dolayısıyla anne ya da babadan bir tanesinin Türk vatandaşı olması halinde diğerinin yabancı uyruklu olması, çocuk parası alınmasına engel teşkil etmez. İki ebeveynin de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gibi bir şart mevcut değildir. Buna ek olarak çocuk parası alma şartlarından bir tanesi de anne ya da babadan en az birinin SGK kapsamında sigorta güvencesi altında olup en azından dört aylık, yani toplamda 120 günlük sigorta primlerinin ödenmiş olmasıdır. Memur statüsünde kamuda çalışmasını sürdüren ebeveynler için böyle bir gün sınırı söz konusu değildir, memurların çalıştıkları kuruma başvurup doğum yardımı almaları mümkündür. Ayrıca yardım sadece 15 Mayıs 2015’ten sonra doğan çocuklar için verilir. Dolayısıyla bu tarihten önce dünyaya gelen bir çocuk için çocuk parasından faydalanmak mümkün değildir. Çocuk Parası Başvurusu Nereye Yapılır? SGK bünyesinde sigortalı olan ve toplamda en az 120 günlük prim ödemesi gerçekleştirilmiş olan ebeveynlerin çocuk parası almak için Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından belirlenmiş noktalara başvurması gerekir. Başvurudan olumlu sonuç alınabilmesi için her şeyden önce çocuğun bilgilerinin kimlik kayıt sisteminde yer alması gerekir. Yani doğumdan sonra çocuğun bilgileri kimlik paylaşım sisteminde kayıt altına alınmadıysa bakanlığa başvurulduğunda herhangi bir kayıt görülemeyeceği için doğum yardımı almak mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla çocuğun kaydının kimlik paylaşım sistemine düşmesiyle birlikte bakanlıkça belirlenen yerlere başvuru yapmak daha doğru olacaktır. Nüfus kaydı yapılmış olan çocuğu için doğum yardımından faydalanmak isteyen vatandaşın başvuru dilekçesi yazması ve sonrasında bunu kargo ile ya da elden Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü binalarına ya da Sosyal Hizmetler Merkezi binalarına iletmesi gerekir. Bizzat yapılan başvurularda dilekçe ya da form konusunda yetkililer yardımcı olacaktır. Ama herhangi bir aksiliğin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla başvuru esnasında hem çocuğun hem de ebeveynin kimliğinin getirilmiş olması faydalı olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında yaşayan Türk vatandaşları da bu yardım için başvuru yapabilirler. Yurt dışındaki vatandaşlar, doğum yardımı almak istedikleri durumda konsolosluk ya da büyükelçilik binalarına giderek başvuru işlemlerini gerçekleştirebilirler. Dilekçe örneğini incelemek için TIKLAYINIZ! Çocuk Yardım Parası Nasıl Alınır? Çocuk paralarının alınabilmesi için başvurunun sisteme girilmesi ve değerlendirilmeye alınması gerekir. Başvurunun değerlendirmeye alınmasından sonraki ay genelde yardım paraları yatırılmış olur. Bir defaya mahsus olarak verilen yardım parasının akıbetini internetten sorgulamak mümkündür. Çocuk Parası Nereden Alınır? Başvurunun sisteme girilmesini takip eden ayın son haftalarında alınabilen çocuk paraları, PTT şubelerinden temin edilebilir. Vatandaşlar nüfus cüzdanı ya da kimlik kartları ile herhangi bir PTT şubesine giderek yardım parasını alabilirler. Çocuk Yardım Parası Ne Kadar? Başvurunun olumlu sonuçlanması halinde ailedeki çocuk sayısına göre farklı tutarlarda yardım parası alınabilir. 1. çocuk parası için 300 Türk Lirası, 2. çocuk parası için 400 Türk Lirası, 3. çocuk parası için ise 600 Türk Lirası tutarında ödeme gerçekleştirilir. Daha açık bir şekilde anlatmak gerekirse ailenin ilk çocuğu için devlet tarafından 300 Türk Lirası tutarında ödenek ayrılırken ikinci çocuk için bu para 100 Türk Lirası daha artarak 400 TL’ye ulaşıyor ve sonrasında üçüncü çocuk ve daha sonra doğacak her çocuk için yardım tutarı 600 Türk Lirası olarak ailelere aktarılıyor. Çocuk yardımı için belirlenmiş tutarların 15 Mayıs 2015 tarihinden sonra doğan bebekler için geçerli olması sebebiyle bazı noktalarda kafa karışıklıkları olabiliyor. Örnek vererek konuyu daha açık bir hale getirmek gerekirse 10 Şubat 2013 tarihinde ilk çocuğunu dünyaya getiren bir aileye bu çocuk için herhangi bir yardım parası verilmezken 2017’de doğan ikinci çocuk için verilecek olan para doğrudan 400 Türk Lirası olarak aktarılacaktır. Yine hiç çocuğu olmayan bir aileyi ele alalım. Bu ailenin ilk doğumda ikiz çocukları dünyaya gelirse; bir çocuk ilk bebek kabul edilecek ve onun için 300 Türk Lirası tutarında yardım ödenecektir. Diğer çocuk ikinci bebek kabul edilecek ve onun için de 400 Türk Lirası tutarında çocuk parası verilecektir. Yani daha önce hiç çocuğu olmayan bir çiftin ikiz bebek dünyaya getirmesi halinde 300+400 Türk Lirası’ndan toplamda 700 TL’lik doğum yardımı alması mümkün olacaktır. Diğer taraftan daha önce iki çocuğu olan bir aileyi ele alalım ve bu aileye 2019’da ikiz bebeklerin katıldığını kabul edelim. Bebeklerin ikisi de “üçüncü ve daha sonraki çocuk” sınıfına girdiği için her çocuk için 600 Türk Lirası tutarında doğum desteği verilecek ve toplamda 1200 TL’lik yardım ödenecektir. Çocuk Parası İçin Başvuru Sonucu Nasıl Sorgulanır? Çocuk paralarına ilişkin başvurulara ait durum ve sonuç bilgilerini sorgulamak için adresinden hizmet veren e-devlet sistemini kullanabilirsiniz. Çocuk Parası Sorgulama İşlemleri İçin TIKLAYINIZ! Yardım parasına ilişkin durumu öğrenmek için ilk olarak yazının en altında yer alan bağlantıya tıklayıp ilgili sayfayı açın. E-devlet sistemine giriş yapabilmek için “kimliğimi şimdi doğrula” yazısının yer aldığı butona tıklayın. İlgili boşluklara sırasıyla kimlik numaranız ile e-devlet şifrenizi doğru bir şekilde yazın ve “sisteme giriş yap” butonuna tıklayın. Eğer hala bir e-devlet şifresi almadıysanız herhangi bir PTT merkezine giderek şifrenizin yazılı olduğu zarfı alabilirsiniz. Şifrenizi unutmanız halinde ise “şifremi unuttum” bağlantısına tıklayarak işlemleri gerçekleştirebilirsiniz. Eğer cep telefonu numaranız sistemde kayıtlı olmadığı için şifrenizi sıfırlayamıyorsanız yeniden PTT bir merkezine giderek şifrenin yazılı olduğu yeni bir zarf almanız gerekir. Bunlara ek olarak kimlik kartı, e-imza, internet bankacılığı ya da mobil imza seçenekleri ile de sisteme giriş yapabilirsiniz. Sisteme girdikten sonra herhangi bir başvurunuz söz konusu değilse yukarıdaki ekran görüntüsünde yer alan sayfa ile karşılaşırsınız. Eğer çocuk parasına ilişkin bir başvurunuz varsa, bu sayfada başvuruya ilişkin tüm detaylar yer alacaktır. Çocuk parasına ait başvuru sonucunuzu sorgulamak için TIKLAYINIZ! Anneler bu konular hakkında da bilgi sahibi olmalı Doğum Parası Nasıl Alınır? Doğum İzni Şartları Nelerdir? Bez ve Mama Yardımı Nasıl Alınır? Doğum Borçlanması Hesaplama Süt Parası Sorgulama Eşi Çalışan Memur Aile Yardımı Alabilir mi? Torun Bakma Maaşı Başvurusu Nasıl Yapılır? Yazımızı Puanlamak İster misiniz ? Yardım nafakası kavramı, daima bizlere boşanma davası çağırışımı yapmaktadır. Ancak nafakanın amacı doğrultusunda bir tanımdan yola çıkarsak, kişilerin standart düzeyde yaşamını idame ettirmesi için gereken geçimliktir. Türk Hukuk sistemi yardım nafakası da dahil olmak üzere, iki çeşit nafaka belirlemektedir. Bunlar; Tedbir Nafakası Yardım Nafakası Bu yazıda ele alacağımız nafaka türü de yardım nafakasıdır. Kişinin, çalışma ve geçimini idame ettirme konusunda sıkıntıya düştüğü durumlarda, kanunda belirtilen kan hısımlarından isteyebileceği nafaka türüne yardım nafakası denmektedir. Bu nafakayı isteme koşullarını, nafakanın miktarını hakim belirleyebilir. Yardım Nafakası Nedir? Yardım nafakası ile ilgili olarak, kimlerin bu nafakayı ödeyeceği kanun tarafından belirlenmiştir. Buna göre herkes için geçerli olmak üzere, kişi; Altsoy Kişinin; çocuklarına, torunlarına, Üstsoy Kişinin; anne babasına, büyük anne ve büyük babasına, Kardeşlerine, Eğer kendilerini idame ettiremeyecek durumdaysalar ve mali açıdan çıkmazın içindelerse maddi olarak yardım etmekle yükümlüdür. Bu kanunun temeli de örf ve adetlerimizden gelmektedir. Geçmişten bugüne Türk akrabalık ilişkilerinde, yardımlaşma çok önemli bir yer tutmuştur. Bu yardımlaşmanın; Kanuni bir dayanağı olması adına da yardım nafakası kurumu getirilmiş, inisiyatif alınmasından çok kişilere yükümlülük getirerek sistematik bir şekle bürünülmesi sağlanmıştır. Yardım Nafakasının Amacı Nedir? Yardım nafakasına ilişkin olarak getirilen bu yasal düzenlemeye yazımızın başında değinmiştik. Kişiler, birçok farklı nedenden dolayı yardıma muhtaç duruma düşebilirler. Ülke geneline seyreden bir ekonomik buhran olabilir, herhangi bir işte çalışamayacak kadar sağlık problemleri yaşanması olabilir vs. Bireylerin bu tür durumlarda da geçimlerini asgari düzeyde bile olsa sağlaması önem arz etmektedir. Ancak kişisel olarak bir maddi kanal yaratamayan bireye; üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri tarafından maddi yardım yapılması yasalar tarafından düzenlenmiştir. Bu kanunun amacı bu anlattıklarımızdan ibarettir. Aksi halde halk diliyle, eli ayağı tutan kişilerin bu nafakayı talep etme hakları bulunmamaktadır. Yardım Nafakası Nasıl İstenir? Yardım nafakası, diğer nafaka türlerinden farklı olarak mahkeme tarafından re ’sen incelenerek hükmedilmez. Muhakkak ilgili tarafından talep edilmesi gerekmektedir. Söz konusu nafakayı almak isteyen kişi, Taleplerinin bulunduğu dilekçeyi mahkemeye, dava açmak sureti ile sunmalıdır. Eğer mahkeme gerek görürse nafakaya hükmedebilecektir. Hukukun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesi de burada uygulama alanı bulmaktadır. Kişi, mahkemeden ne talep ettiyse, hakim daha fazlasına hükmedemez. Yardım Nafakası Davasında Öncelik Sırası Yardım nafakasının ilk önce hangi kan hısımından talep edileceği kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Nafaka konusunda kanun, özel bir düzenlemeye gitmiş ve kişilerin, istediklerine karşı nafaka talep etmelerinin önüne geçmiştir. Buna göre nafaka talep edecek kişi, kanunda belirtilen sırayı takip etmek zorundadır. Kanunda düzenlenen sıra, mirasçılıktaki sıra gibi olacaktır. Mirasçılıktaki sırayı açıklayacak olursak; Miras hukuku, zümre sistemini kabul etmiş ve mirasçıları belirli zümrelere ayırmıştır. Örnek verecek olursak, Miras hukukuna göre 1. Zümrede mirasçının bulunması, diğer zümrelerin mirasçılığı önünde bir engel oluşturmaktadır. Bunu somut olarak örneklendirecek olursak, A’nın ölmesi durumunda eğer çocuğu varsa annesi B veya kardeşi C, mirastan faydalanamayacaktır. Nafaka sıralaması da bu şekilde işlemektedir. İlk davalının kim olacağını mirasçılık sıralamasından kolayca anlayabiliriz. Nafaka davasında sırasıyla davalılar şu şekildedir; Nafaka davası açan kişinin altsoyu Çocukları, Torunları, Nafaka davası açan kişinin üstsoyu Annesi, Babası, Nafaka davası açan kişinin kardeşleri. Eğer kardeşlerinin maddi durumu, yardım etmeye elverişli değilse nafaka yükümlülükleri bulunmamaktadır. Nafaka davası açan kişinin, büyük annesi ve büyük babası, Eğer hala hayattalarsa, üst soyun da üst soyuna, Nafaka talebi ile dava açılabilir. Ancak sıralamayı takip ederek davayı açmak önem arz etmektedir. Sıralamayı takip etmekten kasıt, alt sırada nafakayı ödeyebilecek maddi imkanlara sahip kan hısımı olduğu halde o sırayı atlayarak bir üst sıradaki kan hısımına, nafaka talebi ile dava açılması mümkün değildir. Yardım Nafakasının Nakit Ödenmesi Zorunlu Mudur? Yardım nafakası, kanunda düzenlendiği üzere nakit ve tümü bir arada olacak şekilde yani peşin ödenmelidir. Fakat taraflar kendi aralarında yapacakları anlaşma ile bu nakit olan nafakayı, herhangi bir mala çevirebilirler. Peşin ödenmesi konusunda ise kanunda açıkça bir kısıtlama bulunmadığı için kıyas yolu ile iratlar halinde de ödenmesi düşünülebilmektedir. Yardım Nafakasının Arttırılması, Azaltılması veya Kaldırılması Yardım nafakasının, maddi olarak muhtaç durumda olan kişiye karşı verildiğini yukarıda bahsetmiştik. Eğer nafaka alan kişi, nafaka almak zorunda bırakan durumdan kendisini kurtaracak olursa ve koşullar lehinde veya aleyhinde değişecek olursa; nafakanın azaltılması, arttırılması ya da tümden kaldırılması mümkün hale gelebilir. Koşulların bu hale geldiği ise mahkemede ispat edilmelidir. Aksi halde hakim bu yönde bir karar vermeyecektir. Örnek verecek olursak, bir rahatsızlığı nedeni ile çalışamayacak durumda olan ve nafaka alan kişinin, iyileşip eski haline gelmesi sonucunda nafakası hakim tarafından kaldırılabilir. Ya da yoksul olan ve maddi imkansızlıklar içerisinde bulunan kişinin, maddi gücünün toparlanması ile beraber hakim yine nafakanın kaldırılmasını isteyebilir. İşin özü itibari ile sözü geçen nafaka sınırsız olarak kişiye verilmez. Koşullarla beraber değişkenlik gösterebilir. Yardım Nafakası Davasında Görev ve Yetki Yardım nafakası, davalarında görev ve yetki hususu TMK’da düzenleme altına alınmıştır. Bu davalara bakacak görevli mahkeme Aile Mahkemesi, yetkili mahkeme de davanın taraflarından herhangi birisinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yetki bakımından davacıya seçimlik bir hak tanınmıştır. İsterse kendi yerleşim yeri Aile Mahkemesinde isterse de davalının yerleşim yeri mahkemesinde davayı açabilecektir. Görevli mahkeme açısından ise eğer ki davanın açılacağı yerde Aile mahkemesi bulunmuyor, bu durumda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Burada Asliye Hukuk Mahkemesi, mevcut davaya Aile Hukuk Mahkemesiymiş gibi bakacaktır. Öğrenciler Yardım Nafakası Talep Edebilir Mi? Yardım nafakası öğrenciler açısından da mümkün olabilmektedir. TMK’da bu durumla ilgili olarak düzenlenmiş özel bir hüküm bulunmaktadır. İlgili hüküm olan Türk Medeni Kanunu madde 328/2 uyarınca, öğrencili faaliyeti halen devam eden ancak 18 yaşını doldurmuş kişinin ebeveynleri, çocuğun eğitim hayatı son bulana kadar maddi imkanları doğrultusunda çocuklarına yardım etmek zorundadırlar. TMK’da ele alınan bu mevcut düzenleme, iştirak nafakasından farklıdır. İştirak nafakasında ebeveynler, çocuk 18 yaşına kadar ortak olarak bakmakla yükümlü olup 18 yaşını tamamladığı andan itibaren bakım yükümlülükleri ortadan kalmaktaydı. Ancak TMK düzenlenen bu madde ile çocuğun tüm öğrenim hayatı boyunca ebeveynlerin, bakmakla yükümlü olduğu bize açıkça yardım nafakası çağırışımı yapmaktadır. Yardım Nafakası İcraya Konu Olabilir Mi? Yardım nafakası hakim tarafından kararlaştırıldıktan sonra ödenmemesi durumunda icra edilebilirliği gündeme gelmektedir. Ancak uygulamada, merak konusu olan başka bir husus daha vardır. O da nafakanın ilamsız icra takibi konusu olup olamayacağı konusudur. HMK “Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” denilmiştir. Bu kapsamda aile hukukundan kaynaklanan düzenlemelerde ilam şartı kanunen aranmaktadır. Ancak nafaka ile ilgili olan uyuşmazlıklarda bu kanunun bir istisnası bulunmaktadır. Bu istisna Yargıtay’ın daha önce verdiği yerleşik kararlardan kaynaklanmaktadır. Buna göre nafakaya konu olan mahkeme ilamları yani mahkeme kararları, kesinleşmesine gerek kalmadan da icra takibine konu olabilmektedir. Sonuç Yardım nafakası; yardıma ihtiyacı olan ve sadece ekonomik olarak yardımlarla ayakta durabilen kişiye, kanunda belirtilen kan hısımları tarafından mahkeme eliyle yapılan yardıma denilmektedir. Nafakanın tespit edilmesi, koşulları ve miktarına ise hakim takdir yetkisini kullanarak karar verecektir. Kanun gereği kural olarak kişiler, yardıma muhtaç olan ve yardım edilmediği zaman düşkün olacak; altsoya, üstsoya ve kardeşlere ekonomik olarak destek olmak zorundadır. Fakat bu kurala rağmen kişiye yardım edilmemesi sonucunda da dava açılması sonucunda mahkeme bu nafakaya hükmedecektir.

2 çocuğun nafakası ne kadar